İşaretler Peş Peşe Geliyorsa Mutlaka İzle - Nuh Bey
Allah, hiç beklemediğin anda yüzünü güldürecek... Allah'ın senin hayatına bıraktığı gizli işaretler... Allah, hayatındaki karşılaşmalarla seni doğruluyor... İyi Seyirler.. 00:00 Giriş 00:57 Tevafuk Alamet-i Makbuliyettir 04:05 Nuh Polatoğlu 12:06 İlahi Niyet 15:52 Ahmet Ağa Tevafuğu 17:25 Kırmızı Mürekkep 29:48 Efendimiz’in (asm) İltifatı 36:29 Tefekkür İki Çeşittir 38:21 Allah'ın (cc) Şefkatini Anlayamamak Tevafuk Video Serisi için tıklayın👇🏻 https://youtube.com/playlist?list=PLIbMQVUKxl0Qave8p5vkcVRybcutYrCg9&si=bxuiW6a__WywX4mz Hayırlara vesile olmak, daha fazla insana ulaşabilmek için "KATIL" butonu ile bize destek olabilirsiniz - https://www.youtube.com/channel/UCaDpCyQiDfjLJ5jTmzZz7ZA/join Hayalhanem; Facebook: https://ift.tt/PdONSbu X: https://twitter.com/hayalhanemersin İnstagram: https://ift.tt/20uodlI Mehmet Yıldız; Facebook: https://ift.tt/H6mdJcv X: https://twitter.com/mehmedimyldz İnstagram: https://ift.tt/BHW1dqP Bize Ulaşın: Yurt içi; +90 (537) 356 75 55 +90 (532) 227 57 87 Yurt dışı +49 174 9681661 bilgi@hayalhanem.com Barla Lahikası 212. Mektup İki Yüz On İkinci Mektup Azîz, Sıddık, Vefâdâr, Hakikatli, Fedâkâr Kardeşlerim Nuh Bey, Molla Abdülmecîd, Molla Hamîd! Çok mübârek hediyenizi açtık gördük ki, Van hediyesi değil, belki Medine‑i Münevvere ve Ravza‑i Şerîfe’nin mübârek kerâmetli hediyesidir. Hem fiyatı, üstünde yazıldığı gibi yirmi beş lira değil, yirmibeş bin liradan fazla mânen kıymetlidir. O mübârek hediyeyi Medine‑i Münevvere nâmına bu havâlideki Kur'ân‑ı Hakîm’in hizmetinde hâlis hizmetkârlarına ve benim arkadaşlarıma tevzî etmek için – ale'r‑re'si ve'l-ayn – kabûl ettik. Fakat bu manevî hediyenin ehemmiyetli bir sırrı bulunduğu bana ihtar edildi. Yani Cenâb‑ı Hakk’a yüz bin şükür ediyorum ki, Kur'ân’a ve Zât‑ı Risalet’e hizmetimizin bir alâmet‑i makbûliyeti nev'inden olarak bir iltifat‑ı Nebevîyi hissettim. O sırrı size açmak münâsip görüldü. Şöyle ki: Şimdi bu mektûbu yazan kâtip ile kardeşi Mesûd beraber iken bir gün, üç aydan beri bahsi geçmediği Ahmed Ağa’nın bahsi geçti. Beraberimde kâtip Tevfik ile Mesûd’a dedim: Bütün kitapları Diyarbakır’daki Ahmed Ağa’ya göndereceğiz. Tâ, ya Şam‑ı Şerîf tarafına, ya Van’daki sıddıklara ulaştırsın. Bu sözümüz ve meşveretten dört saat sonra aynen o Ahmed Ağa habersiz çıktı geldi. Aynı günde siyah bir mürekkebimiz vardı. Keşke güzel bir kırmızı mürekkebimiz olsaydı dedik. Biraz o mürekkepten taş üzerine döktük, siyah ve mor idi. Sonra yazmaya başladık. Tam istediğimiz tarzda kırmızı oldu. Bu hâle yedi‑sekiz kişi pek çok hayret ettik. Bu işi de bir fâl‑i hayır addettik. Fesübhânallâh dedik, bunda bir sır var. Sonra birdenbire hatırıma geldi; Şam‑ı Şerîf’te eniştem Molla Said var; bir kısım kitapları Ahmed Ağa’ya verip göndereceğim, dedikten sonra tam bir sıddık olan Nuh Bey hatırıma geldi. Evvel başka memleket niyetiyle sonra İstanbul’daki kardeşlerin istemesiyle siyah tâli'imiz, sûretini değiştirip parlayacaktır diye mânâ verdik. Sonra Mısır’a niyet edip yazdırdığım kitapları en lâyık Van’ı ve en sâdıkı Nuh’u gördüm. Ona göndereceğim diye Ahmed Ağa gittikten sonra onun arkasından Burdur’a kadar gönderdim. Sonra bu işte öyle bir muvaffakıyet ve teshîlât göründü ki, şübhe bırakmadı ki, burada bir sır var. Nazar‑ı dikkati celbetti. Dikkat ettik ki, evvelki mektûpta size yazdığımız gibi İstanbul’da oturan bir adam üç defa buraya misâfireten gelerek onun eliyle Nuh Bey’in üç defa mektup telgrafı elime geçiyor. Ve en sevdiğim Hulûsi Bey ve Molla Abdülmecîd ve Molla Hamîd ve Hoca Abdülmecîd Efendilerin selâmları ve isimlerini bir mektûpta, yine o Mehmed Efendi geçen sene bana o getirdi. Dedim: Bu bir işâret‑i inâyettir, bu tesâdüfî değil. Sonra Nuh’un hediyesi, yirmi beş liralık kıymetinde bir teneke bizim nâmımıza geldiğini işittik. Arkadaşlarla beraber hesap ettik ki, biz burada hangi tarihte kitap hediyelerini Nuh için hazırlıyorduk, aynı tarihte Nuh habersiz olarak kırk gün mesâfede bize o nispette ve mânâ cihetiyle onun gibi mübârek hediyeyi hazırlıyordu. Bu tevâfuk kat'iyyen tesâdüf değil. Hattâ bir kısım dostlar dediler ki, bu Nuh Bey’in kerâmetidir. Acaba Nuh Bey’in kerâmeti var mı ki, biliyormuş gibi mukâbilini gönderiyor, dediler. Dedim ki, İhlâsın ve sadâkatin dahi velâyet gibi kerâmeti var. Belki, bazen daha fevkındedir. Hediyenin vürûdundan sonra bir ay kadar kaza merkezinde bıraktık, almadık. Sonra Nuh’un mektûbunu aldıktan sonra getirterek açtık, hayrette kaldık. #tevafuk #kabe #mescidinebevi Allah’tan işaretler Allah’ın planı İlahi mesajlar Allah seni koruyor Hayatındaki işaretler Manevi uyanış Allah’ın mucizeleri Sabır ve dua Allah’a güvenmek Kader ve nasip İlahi rehberlik İç huzur ve iman Allah’tan gelen mesajlar Hayatın anlamı İslam
Eklenme Tarihi: April 3, 2026 at 08:04PM
Kaynak:https://www.youtube.com/watch?v=UuCK-g5ifoM
Allah, hiç beklemediğin anda yüzünü güldürecek... Allah'ın senin hayatına bıraktığı gizli işaretler... Allah, hayatındaki karşılaşmalarla seni doğruluyor... İyi Seyirler.. 00:00 Giriş 00:57 Tevafuk Alamet-i Makbuliyettir 04:05 Nuh Polatoğlu 12:06 İlahi Niyet 15:52 Ahmet Ağa Tevafuğu 17:25 Kırmızı Mürekkep 29:48 Efendimiz’in (asm) İltifatı 36:29 Tefekkür İki Çeşittir 38:21 Allah'ın (cc) Şefkatini Anlayamamak Tevafuk Video Serisi için tıklayın👇🏻 https://youtube.com/playlist?list=PLIbMQVUKxl0Qave8p5vkcVRybcutYrCg9&si=bxuiW6a__WywX4mz Hayırlara vesile olmak, daha fazla insana ulaşabilmek için "KATIL" butonu ile bize destek olabilirsiniz - https://www.youtube.com/channel/UCaDpCyQiDfjLJ5jTmzZz7ZA/join Hayalhanem; Facebook: https://ift.tt/PdONSbu X: https://twitter.com/hayalhanemersin İnstagram: https://ift.tt/20uodlI Mehmet Yıldız; Facebook: https://ift.tt/H6mdJcv X: https://twitter.com/mehmedimyldz İnstagram: https://ift.tt/BHW1dqP Bize Ulaşın: Yurt içi; +90 (537) 356 75 55 +90 (532) 227 57 87 Yurt dışı +49 174 9681661 bilgi@hayalhanem.com Barla Lahikası 212. Mektup İki Yüz On İkinci Mektup Azîz, Sıddık, Vefâdâr, Hakikatli, Fedâkâr Kardeşlerim Nuh Bey, Molla Abdülmecîd, Molla Hamîd! Çok mübârek hediyenizi açtık gördük ki, Van hediyesi değil, belki Medine‑i Münevvere ve Ravza‑i Şerîfe’nin mübârek kerâmetli hediyesidir. Hem fiyatı, üstünde yazıldığı gibi yirmi beş lira değil, yirmibeş bin liradan fazla mânen kıymetlidir. O mübârek hediyeyi Medine‑i Münevvere nâmına bu havâlideki Kur'ân‑ı Hakîm’in hizmetinde hâlis hizmetkârlarına ve benim arkadaşlarıma tevzî etmek için – ale'r‑re'si ve'l-ayn – kabûl ettik. Fakat bu manevî hediyenin ehemmiyetli bir sırrı bulunduğu bana ihtar edildi. Yani Cenâb‑ı Hakk’a yüz bin şükür ediyorum ki, Kur'ân’a ve Zât‑ı Risalet’e hizmetimizin bir alâmet‑i makbûliyeti nev'inden olarak bir iltifat‑ı Nebevîyi hissettim. O sırrı size açmak münâsip görüldü. Şöyle ki: Şimdi bu mektûbu yazan kâtip ile kardeşi Mesûd beraber iken bir gün, üç aydan beri bahsi geçmediği Ahmed Ağa’nın bahsi geçti. Beraberimde kâtip Tevfik ile Mesûd’a dedim: Bütün kitapları Diyarbakır’daki Ahmed Ağa’ya göndereceğiz. Tâ, ya Şam‑ı Şerîf tarafına, ya Van’daki sıddıklara ulaştırsın. Bu sözümüz ve meşveretten dört saat sonra aynen o Ahmed Ağa habersiz çıktı geldi. Aynı günde siyah bir mürekkebimiz vardı. Keşke güzel bir kırmızı mürekkebimiz olsaydı dedik. Biraz o mürekkepten taş üzerine döktük, siyah ve mor idi. Sonra yazmaya başladık. Tam istediğimiz tarzda kırmızı oldu. Bu hâle yedi‑sekiz kişi pek çok hayret ettik. Bu işi de bir fâl‑i hayır addettik. Fesübhânallâh dedik, bunda bir sır var. Sonra birdenbire hatırıma geldi; Şam‑ı Şerîf’te eniştem Molla Said var; bir kısım kitapları Ahmed Ağa’ya verip göndereceğim, dedikten sonra tam bir sıddık olan Nuh Bey hatırıma geldi. Evvel başka memleket niyetiyle sonra İstanbul’daki kardeşlerin istemesiyle siyah tâli'imiz, sûretini değiştirip parlayacaktır diye mânâ verdik. Sonra Mısır’a niyet edip yazdırdığım kitapları en lâyık Van’ı ve en sâdıkı Nuh’u gördüm. Ona göndereceğim diye Ahmed Ağa gittikten sonra onun arkasından Burdur’a kadar gönderdim. Sonra bu işte öyle bir muvaffakıyet ve teshîlât göründü ki, şübhe bırakmadı ki, burada bir sır var. Nazar‑ı dikkati celbetti. Dikkat ettik ki, evvelki mektûpta size yazdığımız gibi İstanbul’da oturan bir adam üç defa buraya misâfireten gelerek onun eliyle Nuh Bey’in üç defa mektup telgrafı elime geçiyor. Ve en sevdiğim Hulûsi Bey ve Molla Abdülmecîd ve Molla Hamîd ve Hoca Abdülmecîd Efendilerin selâmları ve isimlerini bir mektûpta, yine o Mehmed Efendi geçen sene bana o getirdi. Dedim: Bu bir işâret‑i inâyettir, bu tesâdüfî değil. Sonra Nuh’un hediyesi, yirmi beş liralık kıymetinde bir teneke bizim nâmımıza geldiğini işittik. Arkadaşlarla beraber hesap ettik ki, biz burada hangi tarihte kitap hediyelerini Nuh için hazırlıyorduk, aynı tarihte Nuh habersiz olarak kırk gün mesâfede bize o nispette ve mânâ cihetiyle onun gibi mübârek hediyeyi hazırlıyordu. Bu tevâfuk kat'iyyen tesâdüf değil. Hattâ bir kısım dostlar dediler ki, bu Nuh Bey’in kerâmetidir. Acaba Nuh Bey’in kerâmeti var mı ki, biliyormuş gibi mukâbilini gönderiyor, dediler. Dedim ki, İhlâsın ve sadâkatin dahi velâyet gibi kerâmeti var. Belki, bazen daha fevkındedir. Hediyenin vürûdundan sonra bir ay kadar kaza merkezinde bıraktık, almadık. Sonra Nuh’un mektûbunu aldıktan sonra getirterek açtık, hayrette kaldık. #tevafuk #kabe #mescidinebevi Allah’tan işaretler Allah’ın planı İlahi mesajlar Allah seni koruyor Hayatındaki işaretler Manevi uyanış Allah’ın mucizeleri Sabır ve dua Allah’a güvenmek Kader ve nasip İlahi rehberlik İç huzur ve iman Allah’tan gelen mesajlar Hayatın anlamı İslam
Eklenme Tarihi: April 3, 2026 at 08:04PM
Kaynak:https://www.youtube.com/watch?v=UuCK-g5ifoM
Tags
Hayalhanem